Nasreddin Hoca Dijital Dünyada
Tarih boyunca kahramanlar her zaman hikayeleriyle var olurlar. Bu kahramanlık hikayeleri ise bazen cesaret ve güçle bazen de ince bir zekayla yazılır. Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar uçsuz bucaksız bir coğrafyada namı bilinen Nasreddin Hoca’nınkiler bu ince zekayla yazılan türden, bir yandan da geleneksel eğlence anlayışını yansıtan hikayeler. 13. yüzyılda yaşamış bir mutasavvıf olan Nasreddin Hoca’nın akıl oyunları öyle ünlenmiştir ki ölümünden sonra bile onun namı üzerinden hikayeler anlatılmaya devam eder. Moğol işgali altındaki Anadolu topraklarında sessiz direnişin bir simgesi olan Nasreddin Hoca, eşeğine ters binmesiyle ünlüdür belki ama sonunda bir şekilde hep gitmesi gereken yere varır. O günlerden bu güne, Hoca’nın hikayelerini hep bilenler bilmeyenlere anlatır. Bugün de bu hikayeleri anlatma sırasını, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü ve Universidad Europea de Madrid’de eğitimini tamamlayan, Ergin Doğanay devralmış. Mezuniyet projesi için bilindik Nasreddin Hoca fıkralarını minimal grafikler desteğinde kinetik tipografi tekniğiyle yorumlayan Ergin Doğanay yüzlerce yıllık hikayecilik geleneğini günümüze başarıyla taşımış. Şimdiye kadar grafik tasarım, ambalaj ve tipografi çalışmaları yapan Ergin Doğanay bu projeyle kültürel birikimimizin önemli simgelerinden biri olan Nasreddin Hoca’yı güncel medyaya taşıyor ve geleneksel değerlerin çarpıtılmadan günümüze adaptasyonunun başarıyla yapılabileceğinin gayet iyi bir örneğini veriyor. Milli ya da dini ideolojilerden bağımsız kalıp, her konu açıldığında “Geleneklerimiz yok oluyor” diye sızlanmak yerine bu tür yaratıcı projeleri destekleyebilir, geliştirebilir ve çoğaltabiliriz. Kültürümüzü canlı tutmak için onu yaşatmayı sürdürürken, asla yozlaştırmadan, yeniliklere de açık tutmaktan daha iyi ne olabilir ki?


