15.03.2010

Erotizmin Buruşuk Sayfaları: Nigel Tomm


Bilirsiniz, eğer sanatçıda olursa makbuldür delilik. Bu şekilde, güzel delirmiş bir arkadaşımız Nigel Tomm. Kendisini bizzat bir sanat eseri, bir enstalasyon olarak gördüğünü ifade ediyor; sıradışı işlerini abartılı kelimelerle tanımlıyor amma velakin birçok burnu havada -sözde- sanatçının aksine seçtiği kelimelerin içini de başarıyla dolduruyor. Sanatçının buruşturulmuş seksi fotoğraflar üzerine yaptığı bu konsept çalışma sanatta -ve güncel hayatın her alanında- geçerli olan “seks daima satar” zihniyetine çarpılmış okkalı bir tokattan başka bir şey değil. Benzersiz bir bakış açısının etkisiyle birer fetiş nesnesine dönüşen bu deforme fotoğraflar sanatta yıkımdan doğan estetiğin altını çizer nitelikteler. Post-modern hareketin abartılı temsilcisi Nigel Tomm aynı zamanda Hamlet, Karamazov Kardeşler hatta Çavdar Tarlasında Çocuklar ya da Godot’yu Beklerken gibi edebi klasikleri uzun metrajlı (!) filmlere uyarlayan bir yönetmen. Kendisi sıradanlıktan uzak, yaratıcı ve eksantrik işleri seven herkesin yakından takip etmesi gereken nevi şahsına münhasır bir sanatçı.