Üç Boyutlu Pin-Up: Jessica Lichtenstein

Dünya henüz küçük bir köy değil ama günden güne oldukça büyük bir şehre dönüşüyor. Bir röportajında New York dünyanın en büyük müzesi diyor Jessica Lichtenstein. Bu her anlamda doğru: Şehrin kendisi, sanatın ve kültürel değişimin sürekli gelişen bir ifadesi olarak yaşıyor, aynı zamanda dünyanın her köşesinden farklı kültürel birikimlere sahip, farklı ve kendine özgü tarzlarda sanatçılar bu şehirde kendi sanatsal füzyonlarını ortaya çıkarıyorlar. Seksi Japon Hentai figürlerini farklı kompozisyonlarla bütünleyerek, muhteşem duvar enstelasyonlarına adapte eden Jessica Lichtenstein hiç kulkusuz ki Amerikan pin-up geleneğini farklı ve alışılmadık bir biçimde sürdürüyor. Bu üç boyutlu hentai / pin-up formülünde manga ve anime değişkenleri kadar Botticelli ve Fragonard - hatta Ingres, hatta ve hatta Picasso- gibi sanatsal sabitlerin de etkisi büyük. Klasik, modern, retro ve post-modern bileşenler sanatçının işlerini eşsiz kılıyor. Her parçanın ayrı bir hikayesi var, her hikaye ayrı bir fantezi, her biri ayrı bir fetiş objesi. Jessica Lichtenstein’ın işleri geçmişten bugüne sanatsal etkileşim, kültürler arası değişim ve yaratıcı adaptasyonun ortaya çıkaracağı kusursuz estetik değerlerin birer kanıtı. Bu günlerde New York’ta olanlar sanatçının Gallery Nine 5’ta 25 Ocak tarihine dek devam edecek Undressed adlı sergisini ziyaret edebilirler.






