Joe Strummer’ın Mirası: A Furious Heartbeat

Punk hakkında konuşulacak, söylenecek, yazılacak o kadar çok şey var ki. Ama söz dönüp dolaşıp Joe Strummer’a gelince kelimeler tastamam yetersiz kalıyor. The Clash’in efsane solisti, son nefesine kadar ruhunda punk ateşini taşımış -birçoğunun punk hakkında düşündüğünün aksine, kavga ve gürültüyü değil- kusursuz lirik ve melodik bir isyanı ardında miras bırakmış bir müzik dehası. Pek ufak yaşlarda dinlemeye başladığım The Clash şarkıları müzik bilincimin oluşmasında büyük etkiye sahipler. 2008 sonunda izleme şansı bulduğum, Julien Temple imzalı Joe Strummer belgeseli The Future is Unwritten onun hikayesini, yüzlerce başka sanatçıya ilham kaynağı olmuş müziğini ve daha iyi bir dünyaya adanmış yaşam felsefesini anlatan mükemmel bir belgesel olarak hafızamda yer etti. Strummer’ın hayalini kurduğu dünya aslında -devletlerin, milletlerin ve tüm politikaların ötesinde- her dünya vatandaşı için ortak bir rüya. Bu ütopyayı paylaşan yazar ve yönetmen Antonino D’Ambrosio da Joe Strummer hakkında bir film hazırlamış.
Let Fury Have the Hour belgeseli Dünya Vatandaşlığı hareketini, Joe Strummer’ın fikirleri ve kültürel mirası çerçevesinde ele alıyor. Tim Robbins’in yapımcı olarak katıldığı belgeselde global propaganda dağıtıcısı Shepard Fairey’nin görsel meydan okuyuşuna da tanıklık ediyoruz. Filmin ilk gösterimi 19 Aralık’ta Los Angeles, Subliminal Projects galeride organize edilen A Furious Heartbeat sergisinin açılış gecesinde yapılmış.
Aynı zamanda Antonino D’Ambrosio’nun başka bir usta Johnny Cash hakkındaki son kitabı A Heartbeat and a Guitar’ın da tanıtıldığı gecenin ardından başlayan sergi yeni yılın ilk on günü boyunca da sürecek. Bugün, dünyayı daha iyi bir yer yapmak için çalışan herkes üzerinde ufacık da olsun bir etkisi olan Joe Strummer’a ödenen bir vefa borcu, Post-Strummer aktivist kültüre başarılı bir ilave. En kısa zamanda izlenmeli…


