04.12.2009

Kurtarılmış Mobilyalar: Rupert Blanchard


Son zamanlarda, dünyadaki genel eğilime baktığımızda, tasarım fikirleri çevreci düşünce üzerine odaklanıyor. Yeşil tasarım güncel, olumlu ve etkili bir yaratım trendi. Bu konsept hem doğaya sayılı yeni ürünler yaratmayı, varolan ürünlerin geri dönüşümünü ve yeniden değerlendirmeyi kapsıyor. Çevre dostu yeni ürünler yaratma fikrine yabancı değiliz, hala birçoğu çöplerini ayıma konusunda üşengeçlik yapsa ve çöpler toplanırken hiçbir ayırım yapılmıyor olsa da geri dönüşüm (recycling) fikri de buralarda yavaş yavaş yaygınlaşıyor. Ancak bahsettiğim, üçüncü yeşil tasarım alternatifi olan, yeniden değerlendirme ya da üst dönüşüm olarak dilimize çevirebileceğimiz upcycling kavramından buralarda pek haberdar olan yok. Üst dönüşümde kullanılmış parçalar, varolan formları bozulmadan yeni bir ürünün tamamlayıcıları olarak kullanılıyorlar. Üst dönüşüm, hazıryapım (readymade) sanat akımıyla oldukça barışık bir tasarım felsefesi.


Birşeyleri atmak yerine saklamayı ve değerlendirmeyi pek seven biri olarak üst dönüşüm benim sonuna kadar desteklediğim bir eğilim. Bu yüzden Rupert Blanchard elinden çıkma bu kurtarılmış mobilyalara hayran oldum. Evlerden, eskicilerden ve hurdalıklardan topladığı parçaları bir araya getiren ve bu muhteşem mobilyaları yaratan tasarımcı, bütünü oluşturan her parçanın nereden geldiğine dair bir soy ağacı dahi tutuyor. Yıllanmış ve eşsiz parçalardan oluşan bu bütünler sıradan antikalardan çok daha sıradışı bir tarza sahipler ve kesinlikle çok yaratıcılar. Rupert Blanchard hiç kuşkusuz ki yaratıcı ve ilham verici bir konsepte imza atmış. Siz de post-modern tasarımın vintage ile mükemmel buluşmasının sembollerinden bir tanesini kendi tarzınızda bir araya getirmek isterseniz Çukurcuma sokaklarında gezinip parçalarınızı toplamaya başlayabilirsiniz. Farklı, asimetrik, eşsiz… Sonucun mükemmel olacağına şüphe yok.





Fotoğraflar: Chris Brooks